Bir varmış bir yokmuş, Mani adında iyi kalpli bir çocuk bulutlu bir evde yaşarmış. Güzel bir sabah, gümüş renkli otların arasında, yıldız gibi parlayan küçük ve ışıl ışıl bir tohum bulmuş. Mani tohumu eline almış ve şaşkınlıkla ona bakmış.
Birden Ti-Ti adında küçük mavi bir kuş kanat çırpıp Mani’nin omzuna konmuş. Ti-Ti incecik bir sesle demiş ki: «Mani, bu sihirli bir tohum! Eğer her gün ona bakarsan, sana büyük bir hediye verir.» Mani, tohumun en iyi bekçisi olacağına söz vermiş.
Mani küçük elleriyle, bahçenin mor toprağında yumuşak bir çukur açmış. Tohumu usulca çukurun içine koymuş ve üstünü sıcak toprakla örtmüş. Sorumluluk almanın ilk adımının, tohum için iyi bir yuva hazırlamak olduğunu biliyormuş.
Güneş hanım uyanmıştı. Mani küçük gümüş bir kaşık alıp toprağın üzerine birkaç damla berrak su dökmüş. Ti-Ti onun başının üstünde uçuyor, onu cesaretlendiriyormuş. Mani, küçük bitkisinin susadığını ve onun şefkatine ihtiyaç duyduğunu biliyormuş.
Birkaç gün geçmiş. Mani her sabah erkenden uyanıp bahçeye bakmaya gidiyormuş. Bir gün, toprağın içinden küçük, yeşil bir filizin çıktığını görmüş. Mani sevinçle bağırmış: «Merhaba küçücük! Ben buradayım, sana göz kulak olacağım.»
Birden koyu bir bulut güneşin önünü kapatmış. Mani, bitkisi üşümesin diye endişelenmiş. Ti-Ti’nin yardımıyla bulutu yavaşça başka bir tarafa doğru itmiş ki, sıcak güneş ışığı yeniden filizin üzerine vursun. Bahçesinin ihtiyaçlarına her zaman dikkat etmesi gerektiğini öğrenmiş.
Filiz büyümüş, daha da büyümüş, ama hâlâ çiçek açmamış. Mani biraz yorulmuş. Ti-Ti yanına oturup demiş ki: «Sabırlı ol Mani can! Sorumluluk, yolun sonuna kadar arkadaşının yanında kalmak demektir.» Mani başını sallamış ve bitkisine güzel bir şarkı söylemiş.
Mani, filizin etrafına birkaç küçük taş ve kuru yaprak düştüğünü fark etmiş. Onları dikkatle toplamış ve küçük sepetine koymuş. Bitkisinin yuvasının her zaman temiz ve güzel olmasını istiyormuş. Bahçe artık dünyanın en düzenli yeri olmuş.
Bir rüya gibi bir sabah, Mani çok güzel bir kokuyla uyanmış. Bahçeye koşmuş ve büyük, krem gibi, pembe renkli bir çiçeğin açtığını görmüş. Ti-Ti çiçeğin etrafında dönüp duruyormuş. Sihirli çiçek, Mani’nin özenli bakımına karşılık parlamaya başlamış ve içinden küçük yıldızlar havaya yükselmiş.
Mani artık sorumluluk almanın ne kadar keyifli olduğunu biliyormuş. Bahçesine sevgiyle bakmış ve bahçe de ona güzellik hediye etmiş. O ve Ti-Ti rengârenk çiçeklerin arasında oturmuşlar ve kendi elleriyle yaptıkları güzel dünyaya gülümsemişler.